Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
SERADA HORMON KULLANIMI
10-05-2017, Saat: 05:09 PM,
#1
SERADA HORMON KULLANIMI
SERADA HORMON KULLANIMI
Prof. Dr. Servet Varış1,Araş.Gör. Nihan Şahin1, Assistant Prof. Shahid Javed Butt2
Harman Time (23) :266-270 (2015)
Namık Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü
Department of Horticulture, PMAS- Arid Agriculture University, Rawalpindi,Pakistan.

Giriş
Serada hormon kullanımı konusunda medyada, sektörde ve yetiştirici bazında yanlış ifadeler kullanılmaktadır. Örneğin: ‘hormonla döllenmiş domates’, ‘arıyla döllenmiş, arılı domates’, ‘serada hormon yerine arı’, ‘hormonlar zararsızdır,hormonu bırakalım,tarım ilaçlarına bakalım’.Bu ifadelerdeki yanlışlıkları belirtmek ve serada hormon kullanımı konusunda genel bir bilgi vermek amacıyla bu makale hazırlanmıştır.
Hormon, Sentetik Bitki Büyüme Düzenleyici, Tozlanma ve Döllenme
Hormonlar: Bitki bünyesinde doğal yolla üretilen, büyüme, gelişme ve diğer fizyolojik olayları kontrol eden, oluştukları yerden bitkinin farklı bölgelerine de nakledilip, oralarda da etkili olabilen, çok düşük dozlarda (ppm) bile tesirini gösteren organik kimyasallardır. Örneğin, IAA(indolasetik asit), doğal oksindir.
Sentetik Bitki büyüme Düzenleyiciler: Bitkide doğal olarak üretilmeyen fakat hormonlar gibi etki yapan, sentetik yolla sağlanan kimyasallardır. Örneğin, diklorofenoksiasetik asit (2,4D) ; 4-klorofenoksiasetik asit(4-CPA); beta-naftoksi asit (BNOA); naftalenasetik asit(NAA); indolbütirik asit(IBA); 2-(2,4,5-triklorofenoksi) propionik asit, sentetik oksin grubuna girerler.
Bitki Büyüme Düzenleyeciler (BBD) denince hem doğal hormonlar hem de sentetik büyüme düzenleyiciler kastedilmektedir. Bunlar Büyüme Düzenleyici (BD) olarak da isimlendirilmektedir.
Bu makalede ise medyada ve yetiştirici bazında hem doğal hem de sentetik büyüme düzenleyiciler için genelde kullanılan hormon ifadesi, yanlışlıkları belirtmek amacıyla, başlık olarak yeğlenmiştir.
Tozlanma: Olgun polen tanelerinin anterden çıkıp, dişi organın tepeciği üzerine konmalarına tozlanma veya tozlaşma denir.
Döllenme: Erkek ve dişi cinsiyet hücrelerinin birleşmesiyle zigot oluşumudur. Zigotun geişmesiyle de embriyo meydana gelir.
Döllenme sırasında, tozlanmayla gelen polen tanesi dişi organın tepeciğindeki yapışkan sıvıyla şişerek çimlenir ve polen tüpünü oluşturur. Polen tanesinin içindeki vejetatif çekirdek bu tüpün ucunnda yer alır ve tüpün uzamasını sağladıktan sonra yok olur. Vejetatif çekirdeğin arkasında bulunan generatif çekirdek, polen tüpü içinde ilerlerken mitozla ikiye bölünür ve generatif (sperm) çekirdeği I ve II adını alır. Polen tüpü yumurtalıktaki tohum taslağı içinde olan embriyo kesesine erişince sinergidlerden birine girer ve o sinergid parçalanır. Bu sırada iki generatif çekirdek bırakılır. Generatif çekirdek I, yumurta hücresiyle birleşerek diploid (2n) zigotu oluşturur. Bu da mitozla çoğalarak tohumun embriyosunu meydana getirir. Generatif (sperm) çekirdeği II, embriyo kesesi ikincil çekirdeği(2n) ile birleşerek endosperm ana hücresi(3n)i bu da sonra endosperm (besi doku)yu oluşturur. Endosperm büyümekte olan embriyo tarafından harcanır. İntegümentler, süberin ve kütin alarak sertleşir ve testa(tohum kabuğu) halini alır. Bunun içinde bulunan endosperm ve embriyo tohumu oluşturur.
Sera Sebzelerinde Hormon Kullanımı
Ülkemiz seralarında yetiştirilen hıyarlar tam dişi ve partenokarp olduğundan tozlanma ve döllenmeye gerek olmadan çekirdeksiz meyveler sağlanır. Bunların döllenmesi istenmez çünkü döllenme çekirdek oluşumuna ve yetersiz olursa ucu golf sopası gibi şişmiş şekilsiz meyvelere yol açar. Açıkta yetiştirilen, hıyarlar monoik olup, partenokarp olmadıklarından tozlanma ve döllenme zorunludur. Bu da, canlı çiçek tozu taşıyan arıların yaptığı tozlama sonucunda çiçek tozunun dişicik tepesi üzerinde çimlenmesiyle oluşan polen tüpü vasıtasıyla generatif çekirdek-I’in embriyo kesesindeki yumurta hücresiyle birleşerek bir zigot oluşturmasıyla doğal olarak sağlanır.
Domates ve patlıcanlarda çiçekler erselik olup kendini döller. Soğuk veya doğru dürüst ısıtma yapılmayan seralarda bu bitkiler canlı veya normal çiçek tozu oluşturamazlar. Örneğin domateste 13 dereceden düşük ve 32 °C’den yüksek sıcaklıklarda polen cansız veya kısır olabilir. Bu nedenle domateste yeni açılmış çiçeklere oksin grubu bir hormon uygulanarak meyve tutumu sağlanır ve meyveye fotosentez ürünleri ve su nakli hızlanarak meyve irileşip, olgunlaşır. Soğuk seralarda polen cansız olduğundan hormon uygulanarak meyve tutumu sağlandığında, domates meyveleri çekirdeksiz ve aşırı hormon kullanıldığında ise memeli, kof ve şekilsiz olur. Bu seralarda polen cansız olduğundan bombus arısı da işe yaramaz. Çünkü tozlanma olsa bile cansız polenle döllenme olmayacağından meyve oluşmaz. Bombus arıları sıcaklığın uygun olduğu canlı polen oluşan seralarda tozlanmayı sağlar. Tozlanma sonucunda döllenme ve tohum oluşarak, çiçek tozunun taşıdığı oksin grubu hormonla meyve tutumu sağlanıp, meyve irileşmesi tetiklenir, flöem kanalıyla organik maddeler ve su, bir havuz durumuna gelen meyveye nakledilerek meyve irileşmesi ve olgunlaşması sağlanır. Arı sadece tozlama yapar. Çimlenen çiçek tozu sonucunda döllenme sağlanır. Çiçek tozu cansız ya da kısırsa döllenme olmayacağından meyve alınamaz, domates meyveleri çok küçükken, salkıma bağlandıkları dirsek kısımlarından dökülür. Hıyar, biber ve çilekte hormon kullanılmaz. Ülkemiz seralarında hormon sadece domates ve patlıcanda kullanılmaktadır. Hormon dölleme yapmaz sadece meyve tutumunu sağlar ve meyve irileşmesini tetikler.
Sonuç
Yukardaki bölümlerde verilen bilgilere göre, giriş kısmında belirtilen yanlış ifadelere aşağıdaki yanıtlar verilebilir.
‘Hormonla döllenmiş domates’: Hormon dölleme yapmaz. Hormon canlı çiçek tozu değildir.
‘Arıyla döllenmiş, arılı domates’: Arı dölleme yapmaz, tozlama yapar. Döllemeyi yapan canlı çiçek tozudur.
‘Serada hormon yerine arı’: Arı, hormon yerine geçemez. Sera sıcaklığı 130C’den düşük ve 320C’den yüksekse canlı çiçek tozu oluşmaz. Serada arı olsa ve tozlama yapılsa bile cansız çiçek tozu dölleme yapamayacağından meyve tutumu oluşmaz. Bombus arıları 50C’de çalışabilse bile, 100C’nin altında ve 350C’nin üzerinde etkinlikleri azalır, zaten bu sıcaklıklarda da canlı çiçek tozu yoktur. Seralarımızın çoğunda dondan korumak için 40C’nin altında ısıtma başladığından canlı çiçek tozu oluşmaz. Hormon kullanımı zorunlu hale gelir.
En iyi çiçek tozu çimlenmesi18-250C arasında,%60-70 oransal nemde oluşur ve domateste çiçek tozu üç gün canlı kalabilir.
‘Hormonlar zararsızdır, hormonu bırakalım, tarım ilaçlarına bakalım’: Hayvanlarda 6.5g ve üzeri 2,4-D’nin alımı ani ölümlere yol açmıştır. Bu kimyasalın üretildiği fabrika işçilerinde zayıflık ve baş ağrısı, uzun süreli çalışmada ise karaciğer bozuklukları görülmüştür. Ayrıca 2,4-D’yi herbisit olarak kullanan tarım işçilerinde yorgunluk ve mide ağrılarına, Vietnam savaşında ormanlardaki ağaçların yapraklarını dökmek için kullanıldığında ise karaciğer kanseri ve doğum kusurlarına neden olduğu belirlenmiştir. Günlük en fazla alınabilir doz 0.3ppm’dir.Araştırmalarla sağlık ve çevre açısından sakıncalı olabileceği düşünülen (2,4-D);(2,4,5-T);(2-CPA);(4-CPA);(BNOA);(IBA) ve NAA kullanımı yasaklanmıştır.
Tarım ilaçlarının yüksek dozda kullanımı ve son kullanımla hasat arasındaki bekleme süresine uyulmadan ürünlerin hasadının zehirlenme ve kansere yol açabileceği zaten bilinmektedir. Kanser oranı en yüksek olan ülkelerden biri olan ABD’de hormon ve tarım ilacı kullanımı da yüksektir. Japonya’dan ABD’ye göçen Japonlarda kanser oranı da artmıştır. Bu, çevre, gıda, hormon ve tarım ilacının olumsuz etkilerini gösterir. İyi tarım uygulamaları ve organik tarımın ön plana çıkmasının nedenleri de bunlardır. Dozundan fazla kullanılan azotlu gübrelerle sebze ve meyvelerde nitrat ve nitrit oranları artmakta, yeraltı su kaynakları kirlenmekte ve neticede kanser artmaktadır.
.Hormon, ilaç ve gübre, dozunda, uygun zamanda, uygun şekilde ve gerektiğinde kullanılmalıdır. Yetiştirici, sera sıcaklığı uygunsa ve canlı çiçek tozu varken hormon kullanmamalı, partenokarp hıyarlarda hormona gerek olmadığını bilmelidir. Salata-marulda gelişmeyi hızlandırmak ve partenokarp hıyarda meyve iriliğini artırmak amacıyla hormona yönelmemelidir. Bitki büyümesinde sıcaklık ve ışık, eşit öneme sahiptir. Bitki büyümesi, sıcaklığı yükselterek artırılabilir, çünkü sıcaklık arttıkça biyokimyasal reaksiyonlar da hızlanır ve bitki büyümesi artar. Bitkilerin normal büyümesi için gereken sıcaklık aralığında, sıcaklıktaki her 90C’lik artış biyokimyasal reaksiyonları ve dolayısıyla bitki büyümesini iki katına çıkarır. Serada ışıklanmayı artırmak ve CO2 gübrelemesi de bitki gelişmesi ve verim yönünden önemlidir.
Sera sıcaklığı 13-270C arasında tutulursa hormon gerekmez. Bu seralarda arı kullanımı daha iyi tozlamayla meyve sayısını ve ağırlığını artırır. Domates ve biberde verimi %20,patlıcan da ise %10 yükseltir. Domates, biber ve patlıcan, erselik çiçekli ve az miktarda yabancı döllenme gösteren, kendini dölleyebilen bitkilerdir. Yabancı döllenme oranı domateste %1-5, biberde %9-37,patlıcanda ise %0.2-46’dır.Verim için arı kullanımı yararlı fakat zorunlu değildir. Arı kullanılmayacaksa, klasik tozlama yöntemleri: hava hareketi, bitkilere su püskürtülmesi, bitkilerin, salkımların, tellerin sallanması veya vibratör kullanımı uygulanarak da yüksek verim alınabilir.
Soğuk seralarda, hormon kullanımı yerine, düşük sıcaklıkta da canlı çiçek tozu oluşturan çeşitler seçilmeli ve sıcaklığı artırmak için ısı perdeleri, malçlama ve diğer pasif ısıtma tedbirlerine önem verilmelidir.
Yetiştirici, hormon ve tarım ilacı uygularken, maske, gözlük, eldiven ve koruyucu plastik önlük giymeli, tarım ilaçlarında, uygulamadan sonraki hasat için bekleme süresine, dikkat etmelidir. Bu şekilde, doğru zamanda ve doğru dozda yapılan ilaçlamalarla üretici ve tüketici sağlığı korunur, ürünlerimiz ihracatta da sorun yaşamaz.
Kaynaklar

Baktır,İ.2010.Bitki büyüme düzenleyicileri: İstanbul: Hasad yayıncılık.

2. Bayraktar,K.1973.Sebze yetiştirme, Cilt-I, EÜZF yayınları:258.
Demir,K.1998.Büyüme düzenleyiciler, hormonlar ve örtüaltı sebzeciliğinde kullanımı, Ekin 2(3),64-70.
Eser,B.1986.Türkiye örtüaltı sebzeciliğinde hormon kullanımı olayının değerlendirilmesi. Akdeniz Üniversitesi ZF, Türkiye 1.yaprak gübreleri ve bitki hormonları semineri, Antalya.
Luckwill,L,C.1981. Growth regulators in crop production. Studies in biology no:129
Vardar,Y.1970. Bitki fizyolojisi, EÜFF yayını.
Tarımın Geleceği, Topraksız Tarım'dadır...
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi